YEŞİL ALTIN 🍏

Yeşil elma yüksel lif, mineral, vitamin ve mineral içeren ve enerji veren harika bir meyvedir. Aç karına tüketildiğinden tokluk hissi sağladığından, öğünlerde daha az yemeyi sağlar.

Yeşil elmanın faydaları;

*Metabolizmayı hızlandırır.

*Cildi güzelleştirir.

*Vücudun ihtiyaç duyduğu şeker oranını azalttığı için şeker hastalığından korur.

*Kolesterolü düşürür.

*Yüksek lif miktarına sahip olduğu için sindirim sistemini korur.

*Dişlerde plak oluşumunu önler.

*Beyin sağlığını korur.

*Kilo vermeye yardımcı olur.

Beslenmede ara öğünün önemi nedir ?

Vücudumuzda kan şekeri diye adlandırdığımız bir mekanizmamız var. Hepimizin bildiği gibi pankreastan vücudumuza insülin hormonu salgılanır. İnsülin diye adlandırdığımız bu hormon kan şekeri düzeyini etkiler. Ve kan şekerimiz düştüğünde ellerimiz hemen tatlı şeylere saldırır. Bu da gereksiz gıda ve kalori alımını sağlar.

Peki vücudumuzdaki bu dengeyi nasıl sağlayacağız ?

Tabi ki gün içinde ara öğün yaparak.

Ana öğünümüzden 2-3 saat sonra yapacak olduğumuz ara öğün bizi bir sonraki öğün için az ve sağlıklı beslenmeye hazırlar. Ara öğün kan şekeri düzeyimizi dengede tuttuğu için ana öğünlerde daha dengeli yemek yememizi sağlar.

Tabi ki ara öğünü ana öğün ile karıştırmamak gerek.

Peki ara öğün de neler yenebilir;

  • Ayran ve 2-3 adet galeta
  • Süt ve elma
  • 2-3 adet kuru kayısı ve bitki çayı
  • Bir dilim tam buğday ekmeği ve beyaz peynir
  • Yeşil çay ve leblebi
  • Bir kase yoğurt ve 2 adet ceviz
  • 1 bardak sütlü kahve ve 2 adet hurma
  • 2 adet Form bisküvi ve ayran

Ara öğünleri seçerken lifli ve proteinli gıdalar tercih etmeye dikkat edilmelidir. Şeker oranı yüksek ve çabuk acıktıracak gıdalardan uzak durmak gerekir.

Kahvaltı neden önemli ?

Aslında halk arasında beslenme ile ilgili sürekli duyduğumuz net bir cümle vardır; Kahvaltı en önemli öğündür !

Peki neden kahvaltı en önemli öğün ? Gece boyunca biz uyumuş olsak bile vücudumuz çalışmaya devam eder. Haliyle sabah uyandığımızda vücudumuzun enerji alımına ihtiyacı vardır. Şayet yeterli enerjiyi vücudumuza sağlamazsak güne halsiz, yorgun ve baş ağrısı ile devam etmek durumunda kalırız.

Vücudumuzun günlük belli bir kaloriye ihtiyacı vardır. (Ortalama olarak erkeklerde 2700, kadınlarda ise 2200 kaloridir.) Biz günlük kalorimizin üçte birinden fazlasını kahvaltı ile karşılarız. Kahvaltılarda yaşam tarzı, örf, adet, ekonomik duruma göre tüketilen gıdalar değişiklik gösterebilir. Ama kahvaltı ile ilgili dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlardan bazıları;

  • Mutlaka yüksek proteinli gıdalar tüketilmeli.
  • Meyve ve sebze tüketimi sağlanmalı. Meyve ve sebze uzun süre doygunluk sağladığı için öğlene kadar gereksiz kalori alımının önüne geçilebilir.
  • Okul çağındaki çocukların kahvaltısında mutlaka bir bardak süt bulunmalı.
  • Çok fazla bal ve reçel gibi tatlı gıdalar tüketilmemeli. (Vücuttaki insülin düzeyini arttırır.)
  • Sabah siyah çay yerine taze sıkılmış meyve suları veya yeşil çay tüketilebilir. Kahve tercih ediliyorsa sütlü kahve yerine sade kahve tercih edilebilir.(Sütlü kahve hazımsızlığa sebebiyet verebilir.)
  • Ekmek tercihi tam buğday ekmeği tercih edilmeli.
  • Poğaça, börek gibi yağlı gıdalardan uzak durulmalı.

Güne kahvaltısız başlarsak dikkat dağınıklığı, algılama sorunları, iş yerinde verimsizlik beraberinde gelir. Sabahları 15-20 dakika erken kalkarak vücudumuza bu iyiliği yapmak zor olmamalı 🙂

Sağlıklı Beden, Mutlu Yaşam 🙂

SU HAYATIMIZIN YAPITAŞIDIR !!!

Ne demiştik ilk yazımızın başında. Su içmek; bu konuyla ilgili en net bildiğimiz şey günde en az 2 litre su içmek gerek. Peki neden günde 2 litre su içmek gerek, biraz bundan bahsedelim.

Beynimizde %85, kanda %80, kaslarda %70 su bulunur. Bu cümleyi şöyle bir düşünürsek su vücudumuzda olmazsa olmaz. Suyun faydalarını birçoğumuz bunları bilsek de birkaç maddeyle değinirsek fena olmaz.

Cildin esnek ve sağlıklı olmasını sağlar.

Vücuttan atık maddelerin taşınmasını sağlar.

Böbrek taşı oluşumunu engeller.

Yediğimiz gıdaların sindirilmesi ve emilmesinde yardımcı olur.

Vücut ısısının dengeler.

Eveeet, gelelim su içmeyi nasıl alışkanlık edinebiliriz.

Öncelikle bir şey ne kadar gözümüzün önünde olursa o şey o kadar aklımıza gelir. Kendimize sürekli yanımızda bulundurabileceğimiz bir su matarası, şişesi veya bir sürahi edinmeliyiz.

Şişem var ama yinede su içmeyi unutuyorum diyebilirsiniz. O zaman şu öneride bulunayım size; artık çağımızda hepimizin telefonu mevcut. Düzenli aralıklarla su içme alarmı kurabilirsiniz telefonlarınıza, her çaldığında da aklınıza su içmek gelir böylece.

Yada evde, iş yerinde sürekli gözünüzün çarpabileceği bir yere küçük renkli ve ilgi çekici kağıtlara “ SU İÇMELİSİN” tarzında notlar yazabilirsiniz 🙂

Sofraya oturmadan önce masada sürahiyi kontrol etmeyi alışkanlık haline getirin mesela, yada sofrayı kurarken tabaktan önce sürahiyi koyun masanıza.

Su ile ilgili çok dikkate alınmayan bir bilgimiz daha var; sabahları aç karnına su içmek.

Neden sabahları aç karnına su içmek önemli bir detay diyenleri duyar gibiyim.

Sen bütün gece uyudun ama vücudun durmadan çalıştı, ona ödül olarak iki bardak suyu çok görmemek gerek 🙂 Şaka bir yana sabah aç karna su içmenin gözardı edilemeyecek birçok yararı var.

Vücudun çalışmasını hızlandırdığı için kahvaltıdan önce içilen su kabızlığı önler.

Sigara, alkol kullanan kişilerde ve kötü beslenen kişilerin vücudunda biriken toksinlerin atılmasına yardımcı olur. (Ama bu demek değil tabiki nasıl olsa toksinlerimiz su ile atılıyor diyerek sigara ve alkol kullanabiliriz, sadece bir kısmının atılmasına yardımcı oluyor 😉 )

Aç karna su içmek büyüklerimizinde dediği gibi yemek öncesi doygunluk sağlar, daha az yemek yeriz. O yüzden aç karna su içerek hem gereksiz yemek yemeyi önleriz hem de yağ yakımını hızlandırırız.

Yani uzun lafın kısası SU HAYATIN YAPITAŞIDIR arkadaşlar. Mutlaka tüketilmesinde titiz davranmamız gereken şeyler arasındadır su.

Bir sonraki yazımızda öğünler ile ilgili konuşacağız 🙂 Mutlaka okumaya bekliyorummm 🙂

Sağlıklı beslenme hayat tarzımız olmalı..

Beslenme, yemek yeme, su içme… Bu saydığımız şeyler günlük yaşantımızın 3-4 saatini, bazen daha fazla zaman dilimini kapsayan aktiviteler. Yani 24 saatimizin %15-20’lik kısmını kapsayan bir olay. Bu demek oluyor ki beslenme sağlıklı yaşam için önemli bir kriter.

Sağlıklı beslenme konusunda toplumumuz genel olarak başarısız. Çünkü sağlıklı beslenmeyi diyet olarak algılıyoruz. Diyet demek herkesin beyninde kurallarla dolu bir yemek listesi olarak algılandığı için sağlıklı beslenmeyi başaramıyoruz.

Öncelikle sağlıklı beslenmek ve diyet yapmanın farklı kavramlar olduğunu kabul ederek başlayabiliriz. Hatta ileride bir gün diyet yapmak zorunda kalmamak için sağlıklı beslenmeliyiz şeklinde düşünerek de başlayabiliriz 🙂

Bu yazdıklarımdan diyet yapmak kötü bir şey olarak algılamanızı istemem tabi ki. Gerektiği yerde, uygun şekilde ve bu konuda eğitimi olan kişilerin kontrolünde yapıldığında bir çok sağlık sorununun önüne geçen bir uygulamadır diyet yapmak.

Neyse düşünmek başarmanın yarısıdır diye bir söz var. Sağlıklı beslenmeyi beynimize güzel lanse edersek herşey daha basit ve keyifli olacaktır 🙂

Bir sonraki yazımızda su içmeye değinmekle başlayacağız, kesinlikle okumalısınız 🙂

Sağlıklı günler 🙂

Sağlık düşkünü bir hemşire;

Okumayı aşık, yazma konusunda biraz deneyimsiz ama insanlara bildiklerini aktarmaya bayılan biriyle karşı karşıyasınız. Mesleğimden ötürü olsa gerek sağlık konusuna biraz fazla düşkünüm. Günümüzde fast food beslenme ve üstüne üstlük hareketsiz yaşam bir çoğumuzu zapt ettiği için birçok yeni sağlık problemleri gün yüzüne çıktı. Bu hastalıkların birebir olarak içinde olduğum için, size bildiklerimi aktararak belki bir nebze olsun bazı problemleri önlemek adına yazmaya karar verdim. Sizlere faydalı olmak dileğiyle, sağlıklı günler.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın